Köpük Skleroterapi

Skleroterapi, yaklaşık 100 yıldır hem telenjiektazi hem de variköz (genişlemiş) toplardamarların tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Köpük skleroterapisi, klasik “sıvı” skleroterapiye oranla sunduğu pek çok avantaj nedeniyle son yıllarda giderek artan bir oranda kullanılmaktadır. Tekniği bilen, deneyimli ellerde köpük skleroterapisi ile küçük ve orta çaplı variköz damarlar başarı ile tedavi edilmektedir. “Doppler Ultrason” veya “Veinlight” eşliğinde yapılan köpük skleroterapi ile işlemin kalitesi çok artmakta ve uzun dönemde mükemmel sonuçlar elde edilebilmektedir. Kolay kullanımı, düşük komplikasyon oranı ve yüksek etkinliği nedeniyle köpük skleroterapisi, variköz venlerin ve venöz ülserlerin tedavisinde önemli bir tedavi silahıdır.

Damar iç yüzeyinin medikal ilaçlarla hasarlanmasını sağlayıp, kapanmasını ve vücut tarafından metabolize edilerek yok edilmesini sağlama esasına dayanır. Uygulama kolaylığı, başarısının yüksek olması, tekrarının az olması ve hasta rahatlığı yönünden üstünlükleri sebebiyle yaygın olarak kullanılan bir tedavi yöntemidir. Özellikle lazer tedavisi ile başarılı olunamayacak boyut ve yapıdaki damarların tedavisinde oldukça etkilidir. Çoğu zaman lazer tedavisi ile kombine edilebilir.

köpük skerloterapi 1 Köpük Skleroterapi

Sklerozan ilaç, özel yöntemlerle gazlarla karıştırılarak, boyutları 100 mikrondan küçük, diş macunu kıvamında köpük elde edilir. Köpük diğer sıvı sklerozanlara göre daha etkili olduğundan, kullanılan ilaç miktarını %50 oranında azaltmaktadır. Köpük formunda kullanılan ilaç, geniş çaplı damarların duvarında daha dengeli bir temas yüzeyi oluşturur. Damar çeperinin her noktasıyla dengeli temas sağlayan köpük ile sklerozan etki daha güçlü ve kontrollü olarak sağlanır. Sıvı sklerozan maddelerle yapılan tedavinin Renkli Doppler ile kontrolü mümkün olmamasına rağmen, köpüğün oluşturduğu kontrast sayesinde Renkli Doppler eşliğinde tedavi edilen damardaki etkisinin izlenmesi, işlemin tam kontrol altında yapılmasını sağlar, doğabilecek yan etkiler en aza indirilir.

Uygulama sırasında çok ince iğneler kullanılmaktadır. Özel ilaçlar damar içerisine verilerek sonrasında kompresyon sağlanır. Bu sayede ilacın damarın iç yüzeyleri ile direkt teması elde edilir ve daha etkili bir uygulama gerçekleşir, derin venöz sistemde hasara neden olabilecek geri kaçış azaltılır. Uygulama sonrasında daha iyi bir netice alabilmek için kompresyon gerekir ve bu durum en az 2-3 gün boyunca devam etmelidir. Hastaların varis çorapları kullanmasıda tedavinin etkinliğini artırabilir. Uygulamanın hemen sonrasında yürüyüş çok önemlidir, bu sayede kas kitlesi ve hareketi etkisiyle ilacı damar sistemindeki etkisi artar. Skleroterapi tedavisinin etkinliği 4 – 6 haftada daha belirgin olarak ortaya çıkar, gerekirse birkaç seans ek tedavi uygulanabilir.

Yüzeyel cilt varislerinde “Veinlight eşliğinde” köpük skleroterapi kliniğimizde yüksek başarı oranları ve düşük yan etki profiliyle uygulanmaktadır.

köpük skleroterapi2 Köpük Skleroterapi

Skleroterapi Uygulaması Sonrasında Oluşabilecek Yan Etkiler

· Uygulama yerinde pigmentasyon, renk değişikliği. Genellikle 1 ayda kendiliğinden kaybolur.
· Damarlarda ele gelen sertlik.
· Geçici morarma oldukça sıktır ve bir hafta içinde düzelir.
· Kılcal damarlarda artış. Bunlar kendiliğinden kaybolabilir.
· Sklerozan maddeye karşı allerji
· Ülserasyon ve nekroz, özellikle ilacın dışarı kaçırılması sonucunda oluşur.
· Derin toplar damarlarda pıhtının damarı tıkaması, son derece nadirdir.

Köpük Skleroterapi Hakkında Merak Edilenler

Skleroterapi nedir?

Varislerin içine özel iğnelerle girilip ve damarları büzüştüren bir ilaç verilmesi prensibine dayanır. Zamanla içinden kan geçmeyen damar vücut tarafından yok edilecek ve tamamen görünmez olacaktır. Klasik olarak orta ve küçük çaplı varisler için kullanılır.

Skleroterapi varisli damarların tedavisinde çok etkilidir.Tedavi gören kişi aynı gün işlerine dönebilmektedir.Yüzeydeki varislerin yok olması için birkaç tedavi gerekli olabilir. Tedavi edilen varisler tamamen yok olmadan önce, birkaç hafta için olduğundan daha belirgin görünebilir. Bu sebeple, tedavi zamanının iyi planlanması, özel durumlardan ve tatillerden birkaç ay önce yapılması tavsiye edilmektedir.

Köpük skleroterapi nedir?

1950’ li yıllardan beri kullanılan güvenliği ispatlanmış sklerozan ilaç, özel yöntemlerle gazlarla karıştırılarak, boyutları 100 mikrondan küçük, diş macunu kıvamında köpük elde edilir. Köpük diğer sıvı sklerozanlara göre daha etkili olduğundan, kullanılan ilaç miktarını %50 oranında azaltmaktadır. Köpük formunda kullanılan ilaç, geniş çaplı damarların duvarında daha dengeli bir temas yüzeyi oluşturur. Damar çeperinin her noktasıyla dengeli temas sağlayan köpük ile sklerozan etki daha güçlü ve kontrollü olarak sağlanır.

Doppler eşliğinde köpük skleroterapinin avantajları nelerdir?

Sıvı sklerozan maddelerle yapılan tedavinin Renkli Doppler ile kontrolü mümkün olmamasına rağmen, köpüğün oluşturduğu kontrast sayesinde Renkli Doppler eşliğinde tedavi edilen damardaki etkisinin izlenmesi, işlemin tam kontrol altında yapılmasını sağlar, doğabilecek yan etkiler en aza indirilir.

Skleroterapi ile varisler nasıl yok olur?

Ülkemizde Skleroterapi için “Aethoxysklerol’ün ( Lauromacrogol 400)” %0.5, %1,%2’lik formları kullanılmaktadır. Köpük veya sıvı halinde damar içine uygulanan bu ilaç damar duvarlarını hasara ugratmakta ve kısmı bir trombus( pıhtı) oluşturmaktadır. Zaman içinde bu geçici pıhtı nedeniyle içinden kan geçmeyen damar vücut tarafından algılanarak yok edilecektir. Böylece görüntü kirliliği yaratan varisler görünmez hala geleceklerdir.

Skleroterapi sonrası neler yapılmalıdır?

Skleroterapide işlem günü hastanın bacağı elastik bandajla sarılır ve eve gönderilir, ilacı tüm damar yüzeyi ile teması için hastanın en az 15 dakika süre ile yürümesi istenir. Ertesi gün bandaji çıkartması ve en az 2 hafta varis çorabı giymesi istenir. Enjeksiyon sonrası ilk 1 hafta işlem bölgesinde hassasiyet ve morluk görülebilir. Damar kaybolduktan sonra yerinde kalan hafif renk değişikliğinin (hiperpigmentasyon) kaybolması zaman alabilir.

Skleroterapi ağrılı bir işlemmidir?

Skleroterapi uygulamasını kabul etmiş olan çoğu hasta, iğnelerin aslında ne kadar ağrısız ve acısız olduğunu farkettiklerinde çok şaşırmışlardır. Küçük bir çimdikleme yada sivrisinek ısırığı hissedilmektedir. Genellikle hissedilen bununla sınırlıdır. Bazen iğneden sonra damar içinde ilacın yayılmasına bağlı hafif bir yanma hissedilebilir, ancak bu yanma çok hızlı bir şekilde azalır ve yok olur.

Kaç seans tedaviye ihtiyacım olacak?

Görüntü kirliliğine yol açan damarların tam olarak temizlenmesi için gerekli tedavi sayısı hastadan hastaya, varislerin çapına , yoğunluguna ve kılcal damarlara bağlı olarak değişim göstermektedir. Genellikle 2 ila 4 seans yeterli olmaktadır.

Skleroterapi tedavisini muhtemel komplikasyonları nelerdir?

*Uygulama bölgesine ait, kızarıklık yanma ve ağrı genellikle 10-15 dk. Içinde kaybolmaktadır.
*Tedavi edilen damar bölgesine ait cilt renginde koyulaşma (hiperpigmentasyon) damar içinde hemoglobin yıkımına bağlı ciltte demir birikimi nedeniyle olmaktadır. bu Cilt rengi koyulaşması birkaç ay devam etsede, tedavi edilen hastaların çok az bir kısmında kalıcı olmaktadır.
*Telenjiektatik matting, skleroterapi uygulanan damarın etrafında yeni ince kılcal varislerin oluşmasıdır. %30 hastada görülür ancak geçicidir.
*İşlem bölgesine ait morluklar birkaç hafta içinde tamamen kaybolmaktadır.
*Literatürde allerjik reaksiyonlar, ilacın damar dışına enjeksiyonuna bağlı venöz ülser, damar iltihabı (tromboflebit), akciğer embolisi gibi komplikasyonlar bildirilmiştir.

Sonuçlar kalıcımıdır?

Skleroterapi ile yok edilen varisler yeniden görünür hale gelmesi mümkün değildir. Ancak bazı hastalarda seneler içinde yeni kılcal damarlar meydana gelebilmektedir.